Okuma ilerlemesi 0%

İçerik Tablosu

    Markanız için ne yapabiliriz?

    Teklif Alın

    Bu içeriği yapay zekâ (AI) ile özetleyin

    Detaylı bir yazı; vaktiniz azsa tercih ettiğiniz araçta hızlıca özet alabilirsiniz.

    İçerik Tablosu

      Bir e-ticaret mağazasının Google reklamları yayınlıyor olması, o reklamların kâr ürettiği anlamına gelmez. Trafik akıyor, tıklamalar geliyor, bütçe harcanıyor olabilir; ama harcanan her lira geri dönmüyorsa reklam hesabı bir büyüme aracı değil, sessiz bir gider kalemidir. Fark çoğu zaman ne kadar harcandığında değil, harcamanın nereye ve nasıl yönlendirildiğindedir.

      ROAS (Return on Ad Spend, reklam harcamasının getirisi), reklama harcanan her birim para karşılığında elde edilen geliri ölçen orandır; reklam gelirinin reklam maliyetine bölünmesiyle hesaplanır. ROAS’ın 1 olması, harcanan paranın ancak geri kazanıldığı, yani reklamın kâr üretmeden başabaş çalıştığı anlamına gelir. Bu eşikte bir hesap, ne kadar trafik alırsa alsın, marjinal olarak para kazandırmaz.

      Bu vaka çalışması, İzmir merkezli ve Türkiye geneline satış yapan bir kozmetik ve güzellik e-ticaret markasının Google Shopping hesabını Digipeak ile nasıl yeniden kurguladığımızı belgeliyor. Marka Shopify altyapısında çalışıyor, zaten Google reklamları yayınlıyor ve makul bir trafik alıyordu; sorun trafikte değil, o trafiğin verime dönüşmemesindeydi. Yalnızca altı haftalık bir çalışmada ROAS’ı 1 seviyesinden hedeflenen banda taşıyarak yüzde 300 oranında iyileştirdik. Reklam, bir maliyet kaleminden ölçülebilir bir gelir kanalına dönüştü.

      Bu yazı hesabın nasıl yeniden yapılandırıldığını adım adım ele alıyor. Google reklamlarının çalışma mantığını PPC temellerinde daha geniş açıkladık; buradaki vaka ise o temelin bir kozmetik markasında pratiğe nasıl döküldüğünü gösteriyor.

      Marka ve Başlangıç Noktası

      Vakanın öznesi, geniş bir renk ve varyant yelpazesine sahip bir kozmetik e-ticaret markasıdır. Ürün kataloğu ruj, allık ve benzeri kategorilerde çok sayıda renk ve beden seçeneği barındırır; bu çeşitlilik markanın hem gücü hem de reklam tarafındaki karmaşıklığının kaynağıydı. Marka Shopify üzerinde çalışıyor ve bir süredir Google reklamları yayınlıyordu, ama Google Shopping performansı beklentiyi karşılamıyordu.

      Çalışmaya başladığımızda hesabın tablosu netti: ROAS 1 seviyesindeydi, yani reklam ancak başabaş çalışıyordu. Sektör ve ürün marjları göz önüne alınarak gerçekçi bir hedef belirledik: 3 ile 4 arasında bir ROAS. Sitenin hem ücretli hem organik tarafta makul bir trafiği vardı, dolayısıyla sorun görünürlük eksikliği değildi. Sorun, var olan trafiğin ve bütçenin doğru ürünlere yönlendirilememesiydi.

      Hedef belirlerken gözettiğimiz bir ilkeyi baştan not etmek gerekir: bir ROAS hedefi gerçekçi ve ulaşılabilir olmalıdır. Ayrıca yüksek bir ROAS, çoğu zaman daha düşük bir toplam ciro anlamına gelir; çünkü hesap yalnızca en verimli ürünlere odaklandıkça hacim bir miktar daralır. Doğru hedef, kârlılık ile hacim arasındaki bu dengeyi markanın marjına göre kurmaktır.

      Ürünlerinizi çok kişi görüyor ama az satılıyor olabilir. Satış odaklı reklam stratejilerimizle dönüşümlerinizi artırın.
      Ücretsiz Danışmanlık Fırsatını Yakalayın.

      "Markanızı dijitalde güçlendirecek bir plan için bizimle iletişime geçin! Ücretsiz görüşmenizi hemen planlayın."

      Sorun: Trafik Var, Verim Yok

      Hesabın kök sorunu tek bir cümleyle özetlenebilir: trafik vardı, ama o trafik kâra dönüşmüyordu. Bu durum e-ticarette sık görülür ve genellikle reklamların “çalışmadığı” değil, hesabın yapısının verimi engellediği anlamına gelir. Google Shopping’de performans, tek bir kampanya ayarına değil, ürün verisinin kalitesine ve bütçenin ürün düzeyinde nasıl dağıtıldığına bağlıdır.

      Denetimde üç yapısal zaaf öne çıkıyordu. Ürün feed’i eksikti: katalogdaki varyantların büyük bölümü Google’a hiç gönderilmiyordu, dolayısıyla mağazanın gerçek çeşitliliği aramada görünmüyordu. Ürün grupları yeterince ayrıştırılmamıştı, bu yüzden hangi ürünün kâr, hangisinin zarar getirdiği tek tek görülemiyordu. Ve bütçe, performanstan bağımsız biçimde dağılıyordu; para kazandıran ürünlerle para kaybettiren ürünler aynı kefede muamele görüyordu.

      Digipeak’in e-ticaret tarafındaki performans deneyiminde tekrar eden bir desen, düşük ROAS’ın nadiren bir trafik sorunu olmasıdır. Çoğu zaman sorun, iyi yapılandırılmamış bir hesabın bütçeyi yanlış yerlere akıtmasıdır. Bir mağaza sahibi trafiği görür ve reklamların işe yaramadığını düşünür; oysa reklam çalışıyordur, sadece kazandıran ürünler yerine kaybettiren ürünler besleniyordur.

      Bu tanı çıktığında yöntem de netleşti: hesabı sıfırdan reklam üreterek değil, üç aşamalı bir yeniden yapılandırmayla toparlamak. Önce feed’i güçlendirmek, sonra kazanan ürünleri büyütmek, en sonda kaybettiren her kalemi kısmak.

      Teknik Not: Google Shopping optimizasyonuna başlamadan önce hesabın doğru sütunlarla izlenebilir olması gerekir: Max CPC, gösterim, tıklama, ortalama CPC, toplam maliyet, gösterim payı, dönüşüm oranı ve ROAS. Bu görünürlük olmadan yapılan her müdahale tahmindir; hangi ürünün kazandırdığını ölçemeyen bir hesapta bütçeyi doğru yönlendirmek mümkün değildir.

      Üç Aşamalı Yaklaşım

      Hesabı toparlamak için izlediğimiz süreç üç aşamadan oluşuyordu ve her aşama bir sonrakinin zeminini hazırlıyordu. Birincisi, ürün açıklamalarına dokunmadan feed’i güçlendirmek. İkincisi, iyi performans gösteren ürün segmentlerine daha fazla trafik ve bütçe akıtmak. Üçüncüsü, kötü performans gösteren ürün segmentlerinden, lokasyonlardan, cihazlardan ve kelimelerden maliyeti kesmek.

      Bu sıralama önemliydi. Feed düzeltilmeden yapılan teklif optimizasyonu eksik kalır, çünkü Google mağazanın gerçek ürün yelpazesini görmüyordur. Feed sağlamlaştıktan sonra ise bütçe, performansı ölçülebilen ürünler arasında bilinçli biçimde dağıtılabilir. Bu disiplini, e-ticaret markaları için yürüttüğümüz Google reklamları yönetimi çalışmalarının hepsinde aynı çerçeveyle uyguluyoruz.

      Aşama 1: Ürün Feed’ini Güçlendirmek

      Feed, bir mağazanın ürünlerini Google Shopping’e taşıyan veri akışıdır; feed zayıfsa, mağaza ne kadar iyi olursa olsun aramada eksik görünür. Shopify tarafında bir ürün feed yönetim uygulamasıyla, ürün açıklamalarına hiç dokunmadan feed’in veri kalitesini yükselttik. Üç müdahale, daha yüksek gösterim payı ve daha hedefli trafik sağladı.

      Birincisi, yalnızca ana ürünleri değil, tüm varyantları feed’e ekledik. Katalogdaki her renk ve beden ayrı bir ürün olarak Google’a gönderilmeye başlandı. Bu tek değişiklik, feed’deki ürün sayısını 700’den 7.000’e çıkardı. Sonuç yalnızca daha fazla ürünün listelenmesi değildi; artık “kırmızı ruj” ve “turuncu ruj” aramaları Google Shopping’de farklı görseller gösterebiliyordu. Bu, kullanıcının tam olarak aradığı varyantla karşılaşması demekti ve tıklama niteliğini doğrudan yükseltti. Kozmetik gibi kararın çoğu zaman renkle verildiği bir kategoride bu ayrım kritiktir; bir kullanıcı belirli bir ton ararken karşısına o tonun görseli çıktığında satın alma niyeti çok daha yüksektir. Ana ürün mantığıyla çalışan bir feed ise bu niyetin büyük bölümünü görünmez bırakır.

      İkincisi, ürün başlıklarını bulunabilirliği artıracak biçimde yeniden kurduk. Başlık için net bir şablon uyguladık: marka, ürün adı ve varyant bilgileri (renk ve beden). Başlıklarda karakter sınırı olduğundan (yumuşak sınır 75, katı sınır 150) fazla kelime eklemeden bulunabilirliği en üst düzeye çıkaracak bir denge kurduk; ürün tipini (allık, ruj gibi) başlığa katmanın etkisini de bu sınırlar içinde değerlendirdik.

      Üçüncüsü, ürün onay oranını yükselten GTIN bilgisini tamamladık. GTIN, EAN ya da UPC gibi kodlarla her ürünü benzersiz biçimde tanımlayan numaradır ve Google, kozmetik kategorisinde bu numarayı zorunlu tutar. Katalogda eksik olan GTIN’ler feed uygulaması aracılığıyla tamamlandı; böylece ürünlerin yüzde 20’sini daha onaylatabildik. Onaylanan her ürün, aramada görünme şansı kazanan bir ürün demekti.

      Feed’in bu düzeyde bir ürün verisi işi olması tesadüf değildir; Google Shopping’de reklam performansı, e-ticaret altyapısındaki ürün verisinin kalitesiyle doğrudan bağlıdır. Feed ve Shopify ürün verisi arasındaki bu ilişkiyi, Shopify tarafındaki çalışmalarımızla aynı disiplinle ele alıyoruz.

      Aşama 2: Kazananları Büyütmek, Kaybettirenleri Kısmak

      Feed sağlamlaştıktan sonra odağı bütçenin dağılımına kaydırdık. Önce ürün gruplarını ürün tipine göre daha ayrıntılı alt gruplara böldük; her grup daha az sayıda ve rahat yönetilebilir ürün içerince, hangisinin kazandırıp hangisinin kaybettirdiği görünür hâle geldi. Ardından 80/20 kuralını (Pareto ilkesi) devreye aldık: bütçenin yaklaşık yüzde 80’i, ürün gruplarının yaklaşık yüzde 20’sine gider. Grupları maliyete göre sıraladığımızda, ilk birkaç grubun bütçenin büyük bölümünü tükettiği netleşti. Bu görünürlükle birlikte hedef CPA (edinme başına maliyet) değerini hesapladık ve teklif yönetimine geçtik.

      Teklif yönetiminde ürünleri performanslarına göre dört gruba ayırdık ve her gruba farklı bir teklif aksiyonu uyguladık. Aşağıdaki tablo bu katmanları ve uygulanan aksiyonları özetliyor:

      Ürün GrubuÖlçüt (belirtilen dönem)Uygulanan Teklif Aksiyonu
      Kazananlar (en iyi performans)Son 30 gün: ROAS > hedef ROAS (maliyetten bağımsız)Max CPC +%10 (gerekirse +%15)
      Soru işaretleriSon 30 gün: ROAS < hedef ROAS ve maliyet < hedef CPAMax CPC +%10 (test amaçlı)
      Potansiyel zarar edenlerSon 30 gün: ROAS < hedef ROAS ve maliyet > hedef CPAMax CPC -%10
      Zarar ettirenler (en kötü)Son 90 gün: düşük ROAS ve maliyet > 2x hedef CPAMax CPC -%30

      Bu katmanlamanın mantığı basittir: kazandıran ürünlere daha fazla, kaybettiren ürünlere daha az bütçe. Kazananlar hedef ROAS’ı aşan, yoğun aranan ürünlerdi; onlara maliyetten bağımsız olarak daha yüksek teklif verdik. Soru işaretleri, henüz yeterli veri üretmemiş ama fazla bütçe de harcamamış ürünlerdi; küçük bir teklif artışıyla aralarında gizli kazananlar olup olmadığını test ettik. Zarar ettiren en kötü grup ise uzun vadede hedef CPA’nın iki katından fazlasını harcayıp karşılığını vermeyen ürünlerdi; bu ürünlerde teklifi yüzde 30 kısmak, ilk bakışta yüksek görünse de, süregelen zararı durdurmanın en doğrudan yoluydu. Teklif değişikliklerini küçük adımlarla (yüzde 10-15) yapmak, hesabın ani sarsıntılar yaşamadan istikrarlı biçimde iyileşmesini sağladı.

      Aynı disiplini lokasyon ve cihazlara da uyguladık. En iyi performans gösteren lokasyonlarda teklifleri az miktarda (yüzde 10) artırdık, para kaybettiren lokasyonlarda ise yüzde 10 kıstık. Cihaz tarafında dönüşüm başına maliyete baktık: bu vakada mobil tekliflerini yüzde 30 azalttık, çünkü mobil dönüşüm oranı düşüktü; buna karşılık daha iyi performans gösteren masaüstü ve tablet tekliflerini artırdık. Ayrıca gün bazında dönüşüm örüntülerine bakarak, daha iyi dönüşen günlerde teklif ayarlamaları yaptık. Bütün bu ayarlarda ilke aynıydı: küçük ve ölçülü değişiklikler, büyük ve ani hamlelerden daha iyi çalışır.

      Performans Not: Teklif artışı yaparken günlük bütçeyi fazla düşünmeye gerek yoktur; bütçe çok hızlı tükeniyorsa Google zaten kampanyanın bütçeyle sınırlandığını bildirir. Bütçe her ürünü reklamlamaya yetmiyorsa, doğru hamle kötü performans gösterenleri hariç tutup bütçeyi “para kazandıranlara” yani en çok satanlara ayırmak, kârı sonradan diğer ürünlere yaymaktır.

      E-Ticaret Siteniz Ziyaret Alıyor Ama Satışa Dönüşmüyor mu?
      Ücretsiz Dönüşüm Analizi Alın!

      Hedef kitlenizi nasıl daha etkili yakalayabileceğinizi, hangi sayfalarda kayıp yaşadığınızı ve dönüşüm oranlarınızı nasıl artırabileceğinizi birlikte değerlendirelim. Ücretsiz analiz raporunuzu almak için hemen formu doldurun!

        Aşama 3: Bütçe İsrafını Kesmek

        Bütçeyi doğru yere akıtmanın diğer yarısı, yanlış yere akan bütçeyi kesmektir. Bunun için hesabın boyut (dimensions) verilerine indik. Önce ürün tipi kırılımına baktık; hangi ürün kategorilerinin iyi, hangilerinin kötü performans gösterdiğini net biçimde gördük ve bu bilgiyi kampanya optimizasyonunda kullandık. Ardından marka kırılımına baktık; böylece yalnızca kategori bazında değil, marka bazında da performansı okuyabildik ve Shopping kampanyasını buna göre ayarladık. Kozmetik gibi çok markalı bir katalogda bu ikili kırılım değerlidir: bir ürün tipi genel olarak iyi performans gösterirken, o tip içindeki belirli bir marka bütçeyi tüketip karşılığını vermiyor olabilir. Bu ayrımı görmeden yapılan kısıtlamalar ya kazananları cezalandırır ya da kaybettirenleri korur.

        İkinci israf kaynağı, bütçe tüketen ama karşılığını vermeyen arama terimleriydi. Arama terimleri raporuna girerek hangi kelimelerin kâr getirdiğini, hangilerinin para kaybettirdiğini çıkardık ve kaybettirenleri negatif kelime listesine ekledik. Negatif kelimeler her işletmeye göre benzersizdir; hazır bir reçetesi yoktur ve her kampanya için ayrı ayrı kurulur. Yine 80/20 mantığıyla arama terimlerini maliyete göre sıraladık: bütçenin önemli bir kısmını harcayıp dönüşüm üretmeyen terimler, listeye eklenecek ilk adaylardı. Bir Shopping kampanyasında reklam veren, hangi aramada görüneceğini kelime seçerek değil, ürün verisi ve negatif kelimelerle dolaylı olarak yönlendirir; bu yüzden negatif kelime listesi, alakasız ve pahalı aramaları eleyerek bütçeyi niyeti yüksek aramalara doğru sıkıştıran temel araçtır.

        Bu iki müdahale birlikte, hesabın harcamasını performansa bağladı. Kesilen her gereksiz kalem, kazandıran ürünlere aktarılabilecek bütçe demekti; israfı durdurmak, çoğu zaman yeni bütçe eklemekten daha hızlı bir kaldıraçtır.

        Sonuçlar: Altı Haftada ROAS’ın Üçe Katlanması

        Bu üç aşamanın toplamı, hesabı başabaş noktasından kârlı bir kanala taşıdı. Yalnızca altı hafta içinde ROAS’ı 1 seviyesinden hedeflenen banda taşıyarak yüzde 300 oranında iyileştirdik. Bunun somut anlamı, reklama harcanan her liranın artık birkaç katı gelir üretmesiydi; reklam, bir gider kalemi olmaktan çıkıp ölçülebilir bir kâr kaynağına dönüştü.

        ROAS iyileşmesinin bu ölçekte olması, üç aşamanın birlikte çalışmasından kaynaklanıyordu. Feed düzeltilmeseydi kazanan ürünler görünmez kalırdı; ürün grupları ayrıştırılmasaydı bütçe körlemesine dağılırdı; israf kesilmeseydi kazanan ürünlere ayrılacak bütçe kaybettirenlerde tükenirdi. Sonucun kalıcı olmasının nedeni de budur: tek bir taktik değil, birbirini besleyen bir yapı.

        Başta kurduğumuz denge de burada anlam kazandı. ROAS’ı yükseltmek, bütçeyi yalnızca en verimli ürünlere yoğunlaştırmak anlamına geldiğinden, hedef bir markanın marjına göre kurulmalıdır: çok yüksek bir ROAS hedefi kârlılığı artırır ama hacmi daraltabilir, çok düşük bir hedef ise hacmi korur ama kârı törpüler. Bu vakada 3 ile 4 arasındaki hedef banda ulaşmak, marka için hem sürdürülebilir bir kârlılık hem de anlamlı bir hacim demekti. Amaç en yüksek oranı kovalamak değil, markanın ekonomisine oturan dengeyi yakalamaktı.

        Çalışmanın ardından, bu optimizasyon katmanlarını performansa göre ayrıştırılmış Shopping kampanyalarıyla (en iyi performans gösterenler, ortadakiler, düşük performans gösterenler) farklı öncelik seviyelerinde birleştirerek ROAS’ı 10 seviyesine kadar taşımanın mümkün olduğunu da gördük. Bu ileri kurgu, gelirin büyük bölümünü üreten ürün azınlığına bütçeyi yoğunlaştırma mantığına dayanır. Performansa göre ayrıştırılmış kampanya kurgusunu ve akıllı teklif stratejilerini, Performance Max tarafında daha ayrıntılı ele aldık.

        Benzer profildeki e-ticaret markalarıyla yürüttüğümüz çalışmaları referanslarımız sayfasında inceleyebilirsiniz.

        Bu Vakanın Aktarılabilir Dersleri

        Bu çalışma tek bir markaya özgü görünse de, Google Shopping yürüten hemen her e-ticaret markasına aktarılabilecek birkaç ilke barındırır. Bu ilkeler, Digipeak’in performans tarafındaki growth deneyiminde tekrar tekrar doğrulanan çıkarımlardır.

        Birincisi, düşük ROAS genellikle bir trafik değil yapı sorunudur. Trafik akıyorken bile bütçe yanlış ürünlere gidiyorsa reklam kâr üretmez. İlk adım yeni bütçe eklemek değil, hesabın yapısını ölçülebilir hâle getirmektir.

        İkincisi, feed kalitesi Shopping görünürlüğünün temelidir. Varyantların eksiksiz gönderilmesi, başlıkların bulunabilirliğe göre kurgulanması ve GTIN gibi zorunlu verilerin tamamlanması, mağazanın aramada gerçek yelpazesiyle görünmesini sağlar. Feed düzelmeden yapılan teklif optimizasyonu eksik kalır.

        Üçüncüsü, bütçe performansı takip etmelidir. 80/20 mantığı ve performansa göre katmanlı teklif yönetimi, kazandıran ürünleri büyütüp kaybettirenleri kısarak bütçeyi en verimli yere yoğunlaştırır. Küçük ve ölçülü değişiklikler, büyük ve ani hamlelerden daha güvenilir sonuç verir.

        Dördüncüsü, israfı kesmek çoğu zaman en hızlı kaldıraçtır. Bütçe tüketen ürün tiplerini, markaları ve arama terimlerini ayıklamak, kazanan ürünlere aktarılabilecek bütçe yaratır. Görünmeyen israfı durdurmak, yeni harcama eklemekten daha çabuk sonuç üretir. Bu dört ilkenin ortak paydası, ROAS’ın tek bir ayarla değil, bütçenin doğru yere akıtılmasıyla iyileştiğidir.

        Google Shopping’de Kazanç, Bütçeyi Doğru Yere Akıtmakla Başlar

        Performans pazarlaması yürüten e-ticaret markaları için düşük ROAS çoğu zaman bir çıkmaz gibi hissettirir: trafik var, harcama var, ama kâr yok. Bu çalışma, çıkışın doğru yerde olduğunu gösterdi. Ürün verisini sağlamlaştıran, bütçeyi performansa göre dağıtan ve her israf kalemini kesen bir yaklaşım, ROAS’ı kısa sürede ve kalıcı biçimde yukarı taşır. Reklam hesabı, doğru kurulduğunda bir gider kalemi değil, ölçeklenebilir bir gelir kanalıdır.

        Bu marka yalnızca daha kârlı bir hesaba kavuşmakla kalmadı; bütçesinin nereye gittiğini gören, performansa göre kendini yenileyebilen bir yapı kazandı. Vaka, iyi kurgulanmış bir Google Shopping stratejisinin kısa sürede bile kalıcı kârlılık ürettiğini gösteriyor.

        Digipeak Google Ads’i Nasıl Kârlı Büyümeye Çeviriyor?

        Bizim Google Ads yaklaşımımız, reklamı bir harcama değil, doğru kurulduğunda ölçülebilir bir gelir kanalı olarak görür. Performansı üç katmanda ele alırız: önce ürün verisini ve feed’i sağlamlaştıran bir temel, sonra bütçeyi performansa göre dağıtan katmanlı bir teklif yönetimi, en sonda israfı sürekli ayıklayan bir optimizasyon döngüsü. Bu üçü ayrı ayrı değil, tek bir kârlılık mantığında birleşir.

        Digipeak’i bu tür çalışmalarda ayıran şey, performansı tek başına değil 360° bir yapı içinde ele almasıdır. Aynı çatı altında e-ticaret, SEO ve performans disiplinleri birlikte çalıştığından, bir Google Shopping çalışması yalnızca teklif ayarı olmaktan çıkar; ürün verisi, mağaza altyapısı ve reklam bütçesinin birlikte yönetildiği bir büyüme programına dönüşür. Kararlarımızı tahmine değil veriye dayandırır, sonucu ROAS ve ROI ile ölçeriz. Bizim için hedef ortalama bir getiri değil, sürdürülebilir kârlılıktır.

        Google reklamlarınız trafik alıyor ama beklediğiniz kârı üretmiyorsa, ilk adım bütçenizin nereye gittiğini kanıta dayalı biçimde görmektir. Bir Digipeak Google Ads analiziyle hesabınızın mevcut durumunu netleştirebilir, önceliklerinizi birlikte belirleyebiliriz.

        Sık Sorulan Sorular

        ROAS nedir ve nasıl iyileştirilir?

        ROAS, reklama harcanan her birim para karşılığında elde edilen geliri ölçen orandır; reklam gelirinin reklam maliyetine bölünmesiyle bulunur. İyileştirmenin temeli, bütçeyi kazandıran ürünlere yoğunlaştırmak ve kaybettiren ürün, lokasyon, cihaz ve kelimelerden harcamayı kesmektir.

        Google Shopping’de ürün feed’i neden önemlidir?

        Feed, mağazanın ürünlerini Google’a taşıyan veri akışıdır ve reklam performansı doğrudan bu verinin kalitesine bağlıdır. Eksik varyantlar, zayıf başlıklar veya eksik GTIN, mağazanın aramada gerçek yelpazesiyle görünmesini engeller.

        Ürün varyantlarını feed’e eklemek trafiği neden artırır?

        Her renk ve beden ayrı bir ürün olarak gönderildiğinde, farklı aramalar farklı görsellerle karşılık bulur. Böylece kullanıcı tam olarak aradığı varyantı görür; bu da hem gösterim payını hem tıklama niteliğini yükseltir.

        Google Ads’te bütçe israfı nasıl kesilir?

        İsraf, boyut (dimensions) verilerinde ürün tipi ve marka kırılımıyla, arama terimleri raporunda ise kâr getirmeyen kelimeleri negatif listeye ekleyerek kesilir. 80/20 mantığıyla en çok harcayıp en az dönüşen kalemler önce ayıklanır.

        Google Shopping’de ROAS ne kadar sürede iyileşir?

        İyi yapılandırılmış bir feed ve performansa göre teklif yönetimiyle ilk anlamlı iyileşmeler haftalar içinde görülebilir; bu vakada altı hafta yeterli oldu. Kalıcı ve bileşik etki ise süregelen optimizasyonla aylar içinde derinleşir.

        Sonraki adım

        Bu konuyu markanız için konuşalım

        Ücretsiz ön görüşmede mevcut durumunuzu birlikte değerlendirip uygulanabilir bir yol haritası çıkarıyoruz.

        Teklif Alın WhatsApp'tan yazın
        Ücretsiz

        Dijital performansınızı ölçelim

        • Mevcut durumun analizi
        • Öncelikli aksiyon listesi
        • 2 iş günü içinde geri dönüş
        Analiz talep et
        Digipeak Danışmanlık

        Uzmanla doğrudan konuşun

        200+Marka
        10M$+Reklam bütçesi
        2 saatOrt. yanıt
        WhatsApp'tan yazın

        Digipeak Newsletter'da bize katılın!

        Hemen katılın ve dijital pazarlama dünyasına ait güncellemeleri kaçırmayın!

          Markanız için ne yapabiliriz? Ücretsiz ön görüşme Teklif Alın
          Markanız İçin Ne Yapabiliriz? Ücretsiz ön görüşme Teklif Alın